• 2014 HAC SEZONU AÇILMIŞTIR.HAYIRLI UĞURLU OLSUN
    • 2014 HAC SEZONU AÇILMIŞTIR. HAYIRLI UĞURLU OLSUN
    • 2014 HAC SEZONU AÇILMIŞTIR HAYIRLI UĞRLU OLSUN
    • 2014 HAC SEZONU AÇILMIŞTIR HAYIRLI UĞURLU OLSUN
Üyelik Girişi
Ürün ve Hizmetler

CANLI YAYINA BAĞLAN


Nevşehir için İmsak Vakti
Bize İstek ve Dilek Yazın
E-Postaya Giriş
Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 21° 6°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.12842.1322
Euro2.94112.9464
Takvim
Site Haritası
  • OKU , İNDİR UMRE VE HACI ADAYI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ - 16/03/2010
  •    MEKKE-MEDİNE’YE GİTMEDEN ÖNCE YAPILACAKLAR·          Evden çıkar iken 2 rekat namaz kılınmalı (sefer namazı 1. rekatta Fatiha’dan sonra kafirun 2. rekatta fatiha’dan sonra ihlas  okunur)dua ile çıkmalı.·          Pasapot, kimlik kartı ,uçak bileti alınacak ve yurt dışı çıkış formu doldurulacak (bu önemli) önce mekkeye       gidilecekse ihrama havaalanında girilecek.·          Bagajlarımıza mutlaka ad-soyad, adres, telefon ve kafile numaralarımızı, biliyorsak gittiğimiz otel adı ve oda numarasını da yazmalıyız. ·          Kafile belli olduğunda bütün görevlilerin telefon ve görev yeri bilgilerini hemen elde etmelidir.·           45 yaş altında ki yanlarında erkek mahremi ile gidecek (baba, amca, dayı, abi vb.) bayanların yanlarında noter kağıdı ve nüfus kayıt örneği bulunmalı, Mekke ve Medine`deki pasaport kontrollerinde kefilimizle beraber kontrol yaptırmalıyız. ·          Hava alanına uçuş saatinden en az 3 saat önce belirtilen yere gelmeliyiz.  ·           Rehberimizle mutlaka irtibata geçmeliyiz. Yurt dışı çıkış harcını hemen yatırmalıyız. Dekontları muhafaza etmeliyiz.·           Hava alanında rehberimiz tarafından dağıtılacak pasaport, kimlik kartlarımız, uçak biletlerimiz ve pasaport içindeki diğer evraklarımızı, gidip dönünceye kadar mutlaka el çantamızda muhafaza etmeliyiz.(Aksi taktirde yolculuğumuza engel çıkacaktır.)  ·          Valizlerimizi rehberlerimizin bilgileri dahilinde uçağımıza vermeliyiz.  ·          Gidiş ve dönüş pasaport kontrollerinde verilecek giriş çıkış fişlerini doldurmalıyız.  ·          Gidiş ve dönüşlerde eşyalarımızı uçağın kargo bandına verirken eşya sayısını pasaportumuzla beraber bant görevlisine bildirmeli ve eşyalarımızın takibine çok dikkat etmeliyiz.·          Uçağa binerken yer için yol arkadaşlarımızı üzmemeliyiz. Yolculuk esnasında arkadaşlarımızla iyi geçinmeliyiz. Uçakta gereksiz bir şekilde üst bagajlarımızla meşgul olmayıp zikir ve dua ile meşgul olmalıyız.  ·           Uçaktan inerken bizi ve arkadaşlarımızı üzecek aceleci ve sabırsız davranışlardan kaçınmalıyız. Bu yolculuğun, ibadet yolculuğu olduğunu unutmamalıyız. Zahmeti olmayan ibadetlerin rahmeti olmayacağını da unutmamalıyız.   TOPLU HEDİYELER:HATM-İ ŞERİF SAYISI İSTEĞE BAĞLIYASİN-İ ŞERİF HATMİ : 41 ADETTEVHİD-İ ŞERİF :24 BİN YA LATİF : 16641 ADET YUNUS AS.’IN MUNACAT DUASI : 2373 ADET FERDİ HEDİYELER:BESMELE-İ ŞERİF: 990 ADET SALAVAT-I ŞERİF : 660 ADET İSTİĞFAR: 1001 ADET   İHRAMA GİRİLECEK YERLER·          Türkiye’den Uçak ile Direkt Medine’ye Gidişlerde: Medine’ye gidişlerde önceden ihram giyilmez. Ancak Mekke’ye gidileceği gün otelde ihramlanıır ve mikattan önce niyet edilir. Medine’den Mekke’ye hava yolu ile giderken mikat sınırı, kalkıştan birkaç dakika sonradır. Kara yolu ile giderken ise, Mekke yolu 10 km’de Mikat Mescidinin bulunduğu yerdir.·          Türkiye’den Uçak ile Direkt Mekke’ye Gidişlerde: Umre yapacak kişi, evinde, hava limanında veya uçakta ihramlanarak Umreye niyet edebilir. Uçakla giderken mikat sınırı, inişe yaklaşık yarım saat kala Kızıldeniz üzerinde bulunmaktadır. Uçağın içinde ihramlanacak olanlar da, bu sınırı geçmeden önce ihramlarını giyerek namazlarını kılıp, niyetlerini yapmalıdırlar. ·          Mikat sınırları dışında kalanlar umre için ihrama, Mikat sınırlarında veya daha önce girerler. Harem Bölgesinde bulunanlar, Harem bölgesinin dışına çıkarak ihrama girerler. Harem Bölgesi ile Mikat sınırları arasında (Hıl Bölgesinde) olanlar ise bulundukları yerden ihrama girerler. ·          Umrede ihrama girmek için hıl'in en faziletli yeri Hanefî ve Hanbelîlere göre, "Tenîm", sonra "Ci'râne", sonra "Hudeybiye'"dir. Hz. Peygamber (s.a.s), Abdurrahman b. Ebî Bekr'e, Hz. Âişe'ye Ten'îm'de ihrama girerek umre yaptırmasını emir buyurmuştur·          Ülkemizden gidip de, Mekke’de bulundukları süre içinde umre yapmak isteyenler, genellikle Medine-Mekke otoyolu üzerinde ve Harem-i Şerif’e yaklaşık 5 km. uzaklıkta bulunan "Ten’im"e giderek ihrama girmektedirler. Bugün burada "Hz. Aişe Mescidi" bulunmaktadır. ·          Bir kimsenin hac veya umre için mikatleri ihramsız geçmesi caiz değildir. Aksi halde bir kurban cezası veya mikat yerine dönmek gerekir.NOT: Gidişiniz, Medine-i Münevvere’ye ise ihramlarınızı bagajlara koyunuzİHRAM ELBİSESİNİ GİYME ŞEKLİA: Erkekler: Önce dış elbiselerini çıkartıp, vücudun belinden alt kısmını örtecek olan ihram elbisesini düşmeyecek şekilde bağlar, sonra iç giysilerini de çıkartıp, vücudun üst kısmını örtecek olan ihram elbisesini omuzlarından aşağı doğru örterler. Ayaklarına ise terlik giyerler. İsterlerse bellerine ihramı tutacak bir kemer bağlayabilirler. Böylece bu iki parça ihram elbisesi dışında vücutlarında hiçbir giysi kalmaz. Başları açık ve ayakları da çorapsız olur. Saat, gözlük, yüzük, kemer, çanta ve benzeri şeyler, aksesuvar kabilinden olduğu için vücuda takılı veya asılı olmasında bir mahzur yoktur.B: Kadınlar: Renk ve model şartı olmaksızın, el ve yüzleri dışında bedenlerinin tamamını vücut hatlarını belirtmeyecek şekilde örten ve ziynet görüntüsü içermeyen elbiselerini giyerler. Başörtüsü ve ayak giysileri de her zaman giydikleri şekilde olur.       İHRAMLI İÇİN YASAK OLAN ŞEYLER ŞUNLARDIR:·          Tırnak kesmek, saç sakal tıraşı olmak,·           Vücudun herhangi bir yerindeki kılları koparmak veya kesmek, İhramlının gerektiğinde eliyle başını kaşıması câizdir. Başını kaşırken istemeden bir kıl düşerse veya yukarıda saydığımız yasaklardan birini unutarak veya hükmünü bilmeyerek yaparsa, kendisine herhangi bir cezâ gerekmez.·           Saç sakal ve bıyıkları yağlamak, boyamak, saçlara biryantin veya jöle sürmek, kadınlar oje ve ruj kullanmak, ·          Vücuda veya ihram örtüsüne koku sürmek ve parfüm kullanmak. İhrama girmeden önce başına veya sakalına sürdüğü güzel kokunun eserinin ihrama girdikten sonra kalmasının ihrama bir zararı yoktur.·           Elbise giymek, başı ve yüzü örtmek, eldiven, çorap, topuklu ayakkabı giymek. Kadınlar normal giysilerini çıkarmazlar. Ancak ihram süresince yüzlerini açık bulundururlar. ·          İhramlı erkeğin gömlek veya dikişli bir elbise giymesi haramdır. Pantolon, pijama, fanila, bornoz ve ayakkabı gibi dikişli olan şeyler, ister bedenin tamamına, isterse bedenin bir azâsına göre dikilmiş olsun farketmez. Ancak yüzü ve başı örtmeden üzerine battaniye, pike ve benzeri şeyler alması, palto ve benzeri giysileri giymeksizin omuza alması yasak değildir. ·          İhramlı kimsenin kol saati,yüzük,gözlük,kulaklık ve kuşak gibi ihtiyaç duyduğu şeyleri takması, mal ve evrakını muhafaza etmek için kemer bağlaması câizdir.·          İhramlı erkeğin başını, ihram elbisesi, imâme, tülbent veya takye gibi bir şeyle örtmesi haramdır.·          İhramlı olsun, ihramsız olsun, harem sınırları içerisindeki kendiliğinden biten ağaç ve yeşil bitkileri koparmak       haramdır.·          Harem sınırları içerisinde kaybolan yitik malı, para, altın ve gümüş gibi yitik eşyayı, ilan etmenin       dışında bir amaçla yerden alıp kullanması câiz değildir.·          İhramlı kimse eşiyle cinsel ilişkide bulunamaz.Eşine şehvetle de yaklaşamaz.Onu öpemez ve ona şehvetle bakamaz. Şehevi duyguları tahrik edici şeyleri konuşamaz. İhramlı kimse ihramlı olduğu sürece nişanlanamaz, kendisi için nikah kıydıramaz, başkası için nikah de nikah kıyamaz.. ·          İhramlının kokusuz sabun kullanarak yıkanması, diş fırçalaması, diş çektirmesi, kırılan tırnağı ve zarar veren bir kılı koparması, kan aldırması, iğne yaptırması, yara üzerine sargı sardırması, yasak değildir.·          Umre esnasında şemsiye ve benzeri bir şeylerle gölgelenmekte her hangi bir sakınca yoktur·          Bu ibâdete niyet etmen,her türlü günahlardan uzak durmanı,Allah’ı çokça anmanı ve telbiye getirmeni gerektirir.Dolayısıyla hac ve umreni bozacak dedikodu, koğuculuk, çirkin söz ve faydasız tartışmalardan uzak durmalısın.Nitekim bazı insanlar, gereksiz olarak faydasız tartışmalara çok girerler.Allah onlara hidâyet etsin.·          Aynı şekilde gözlerini harama bakmaktan, kulaklarını Allah’ın sana haram kıldığı şeylerden muhâfaza etmen, Rabbine dönerek kendini ibâdete vermen gerekir.·          Dâima telbiye getirme, zikirde bulunma ve Kur’an okuma halinde bulunmaya gayret etmelisin. Gittiğin yolun   tamamı, Allah’a ibâdet etmek ve O’nun adını anmak olsun.Allah Teâlâ’dan, umre yapanların umrelerini kabul etmesini ve onlara yardım etmesini dileriz. Yine Allah Teâlâ’dan, hayırlı amel ve hayırlı şeyleri dileriz. İHRAMA GİRMEK İÇİN YAPILACAKLAR:İhram namazı kılınacak.(2 rekat)Kılınışı:Niyet :”Allah’ım niyet ettim senin rızan için ihram namazı kılmaya” denilecek.1.rekatta Fatiha ve kafirun suresi okunacak.2.rekatta Fatiha ve ihlas suresi okunacakNamaz bittikten sonra umre duası edilecek.Umre duası:Allah’ım senin rızan için umre yapmak istiyorum bunu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur.Duadan sonra kadın ve erkekler bol bol telbiye getirir .Erkekler sesini yükselterek telbiye ggetirir.Kadın ise, kendisi ve yanındaki arkadaşı duyacak kadar sesini kısar.Telbiye: "Lebbeyk Allahumme Lebbeyk Lebbeyke La şerike leke lebbeyk innelhamde ven'ni'mete leke ve'l-mulk la şerike leke""Ey Allah'ım! Senin emrine (itaate) hazırım. Sen'in emrine uydum. Sen'in hiçbir ortağın yoktur. Sen'in emrine uydum. Şüphesiz ki (gerçek) hamd, nimet ve mülk Sen'indir. Sen'in hiçbir ortağın yoktur." diye duada bulunmak."NOT: Umre seyahati hanımların muayyen günlerine rastlarsa, aynı şekilde niyet ederek ihramlanırlar, fakat namazlarını kılmazlar. Bu günleri bitene kadar ihram niyetiyle beklerler. Bitince boy abdesti alarak Umrelerini yaparlar.  MEKKEYE VARILINCA YAPILACAKLAR·          Otele girer girmez otelin kartı fazlaca alınacak.·          Kaybolma ihtimaline karşı buluşma noktası belirlenecek·          Rasûlullah (s.a.v.) Mekke’ye girdiğinde gusûl abdesti almıştır. Dolayısıyla Mekke’ye varıldığında gusül abdesti almak         sünnettir.(otelde alabilirsiniz)·          Mekke’ye gidenler, beş vakit namazlarını Harem-i Şerifte kılmaya çalışmalıdır. Çünkü, Peygamber Efendimiz,         “Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz, diğerlerinde kılınan yüz bin namazdan daha faziletlidir" buyurmuştur.·          Ayrıca fırsat buldukça bol bol nafile tavaf yapmaya özen göstermelidirler. Uzaktan gelenlerin nafile namaz kılmak yerine, nafile tavaf yapmaları daha uygundur. Bu nedenle Alimlerin çoğuna göre, Beytullah’ı tavaf etmek nafile namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Ancak, her zaman tavaf etmek zor olabilir. Bu açıdan günü uygun bir şekilde belli ibadetlere ayırmak faydalı olur. Bunların başında, varsa kaza namazları kılmak, yoksa nafile namaz kılmak, Kur’an okumak gelir. Okuma imkânı varsa, Allah’ın bin bir isim ve sıfatlarıyla yapılan nebevî münacatı ihtiva eden Cevşen duasını okumak, ayrıca dua, zikir, tesbihat yapmak; istiğfar ve tövbe etmek de büyük sevap kazındırır. Hatta Kâbe’ye bakmak da ibadettir.    KABEYİ ZİYARETTE YAPILACAKLAR·          Abdestli olarak kabeye girilir. şöyle duâ etmek sünnettir: “Bismillah.Salât ve selâm,Allah Rasûlünün üzerine olsun.Allahım!Rahmetinin kapılarını bana aç.Allah’ın rahmetinden kovulmuş şeytandan, Yüce Allah’a, O’nun kerîm vechine ve ezelî hükümrânlığına sığınırım.” ·          Kabeye 1 no’lu kapıdan sağ ayağınla girilecek kafan eğik gözler ayak parmak ucuna bakacak ve kabeyi görür görmez hiçbirşey yapma ve şu duayı et       “Allah’ım burada ve burdan sonra yapacağım bütün duaları kabul et.”·          Sonra içinden geçen istediğin duaları yap.(kabe görülünce telbiye biter)·          Duanı ettikten sonra tavaf için niyet edilecek.      Hacer-i Esved hizasına gelmeden: "Allah’ım! Senin rızan için Umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle" diye niyet edilir. Böylece Hacer-i Esved’in hizasına doğru gidilir. Bu esnada tekbir, tehlil getirilmesi ve dua edilmesi uygun olur. Hacer-i Esved’in hizasına varılınca eller, içleri Kâbe’ye doğru olacak şekilde namaza durur gibi omuz veya kulak hizasına kadar kaldırılıp "Bismillahi Allahu Ekber" denildikten sonra Hacer-i Esved "istilam" edilir. Bundan sonra Kâbe sola alınarak tavafa başlanır TAVAF NASIL YAPILIR :·          7 Şavttan oluşur. 1 Şavt; Hacer-i Esved’e giderek ellerinle ona dokunman ve onu öpmenle tavafa başlar. (kadınlar erkekler olduğunda Hacer-i Esved’i öpmeyip sadece uzaktan eli ile selamlar.)  Hacer-i Esved’e ellerinle dokunamazsan, Hacer-ül Es’ved’e doğru yönelir iki el havaya kaldırılır selamlama (Bismillahiallahuekber) ile başlar ve Hacer-ül Es’ved’de biter. Beklemeden tekrar istilam yapılarak ikinci şavta devam edilir. Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır. Yedinci şavtın sonunda Hacer-i Esved tekrar istilam edilerek tavaf bitirilir.·          Yeşil ışık geçtikten sonra ayrılınır .geçmeden ayrılınırsa yarım olur·          Tavafa başlar iken ve her şavtın başında: "Allah, bütün eksikliklerden uzaktır. Hamd, Allah’a mahsustur. Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Allah en büyüktür. Bütün güç ve kuvvet şanı yüce ve azamet sahibi Allah’a aittir. Salat ve selam, efendimiz Muhammed (s.a.v)  olsun. Allah’ım! Sana iman ederek, Kitabını tasdik ederek, verdiğim sözü yerine getirerek ve Peygamberinin sünnetine uyarak bu ibadetimi yerine getiriyorum" diye dua edilmesi güzel olur.·          Şavt sırasında Yemen köşesine gelindiğinde (Hacerul Esad'ın bulunduğu köşeden bir önce ki köşedir,rüknü yemani ile hacerul esved arası) Rabbena duası bu köşede okunur. ·          Rüknü yemenide hacerül esved kırıntısı vardır burada sağ el kaldırılır ve dönmeden Bismillahiallahuekber denir REMEL:    Tavafta ilk üç şavt yapılır iken sünnet olan; kısa adımlarla hafif koşar vaziyette ve omuzlar silkelenerek çalımlı yürümektir.Bayanlar yapmazlar. IZDIBA:    İhramlının tavafın ilk üç şavtında remel yapar iken; sağ omuzunu açması, ihramı sağ omuzu altından geçirir ve sol omuzuna atar veya izar’ın içine tutturur.Dördüncü şavtta remel ve ızdıba bitirilir omuz kapatılır normal adımlar ile şavt yediye tamamlanır.  TAVAF DUASI:    Belirli bir duası yoktur.Selamlama,başlama duası ve Yemen köşesinde Rabbena duaları dışında herkes içinden geldiği gibi veya dua mecmualarından istifade ederek dua yapabilirler.Kur’an-ı kerim okunabilir, istenilen zikir ve istiğfar çekilebilir.Cevşen okunabilir.  TAVAF NAMAZI:·    Tavaf bitince Makam-ı İbrahim’i,Kabe-i Muazzam’a ile aranıza alarak veya mümkünse hatim bölgesinde 2 rekat    (1.rekatta Fatiha ve Kafirun .,2. rekatta Fatiha ve İhlas süreleri okumak sünnettir) tavaf namazı kılınır ve dua edilir.·    Tavaf namazı kerahat vakitlerinde, (Güneş doğarken, tepe noktasında iken ve batarken." Sabah namazı ile ikindi     namazından sonra ve öğle ezanına 40-45 dk kala )kılınmaz.Akşam namazından sonra  kılınır.·    Namazdan sonra mümkünse zemzem içilir sünnettir. İçmeden önce Kabeye dönülür: Bismillahirrahmanirrahim, sonra “Allah`ım! Senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü dert ve hastalık için şifa niyaz ediyorum, rahmetinle ihsan eyle.”diye dua edilir üç nefeste  içilir dibinde kalanda kafanıza dökülür.NOT:.zemzem bardağını termosu delikli yerden al buradaki bardaklar sıfır. TAVAFA AİT TAVSİYELER:1.      Tavaf bir ibadettir. Nasıl namaz kılarken huşu içinde olunursa tavaftada huşu içinde olunmalıdır.Konuşulmamalı. Cep telefonu ile meşgul olunmamalı başkalarının kusurlarını görmemelidir. Gerçek huşuda olan zaten bunları yapmaz.2.      Tavafın Mescid-i Haram’ı selamlama olduğunu bilmelisin. Tavaf, Allah Teala’nın eda edilişi esnasında konuşmayı         mubah kıldığı bir namazdır. Bundan dolayı küçük ve büyük pisliklerden temiz olmak ve avret yerinin kapalı         olması gerekir. 3.      Fazla beklemek kalabalığa neden olacağından Hacer-i Esved’i selamlarken çok bekleme. 4.      Hacer-i Esved’i öpmek için sıkışıklık ve izdiham oluşturma. Çünkü Hacer-i Esved’i öpmek sünnet, kendine ve        başkalarına eziyet vermemek ise vaciptir. Vacibin uygulanması sünnetten daha evladır. Allah en iyi bilendir. 5.      Hacının tavaf esnasında huşu içinde olması ve kalbinin de başka şeyler ile meşgul olmaması müstehaptır. 6.      Bazı tavaf edenler, tavaf sırasında seslerini yükselterek tavaf eden diğer müslüman kardeşlerini rahatsız etmektedirler.Aynı şekilde, Hacer-i Esved’i öpmek için aşırı bir şekilde itişip-kakışarak ve Makam-ı İbrâhîm’in arkasında tavaf namazı kılarak izdiham çıkarmaktadırlar.Bu durumda kadın-erkek karışıklığıyla birlikte büyük fitne doğmakta, bazen de hacılar birbirlerine küfredip kavga etmektedirler ki müslümanın müslüman kardeşine haksız yere vurması veya ona küfretmesi asla câiz değildir.7.      Tavafta şavtları peşpeşe yapmak müekket sünnettir.     8.      Eğer bir kimse tavaf ve sa’y esnasında kaç defa döndüğünü karıştıracak olursa, kendince hangi sayıda kaldığını zannediyorsa o sayından itibaren devam eder ve tavafını ve sayını tamamlar. Eğer her hangi bir rakamdan kesin emin olamayacak olursa aklında bukunan en küçük rakam üzerine tamamlar. Örneğin: eğer tavafın kaçıncı dönüşünde olduğumuzu karıştıracak olursak ve bizcede diyelimki altıncı şavtta isek o zaman altıncı şavt üzerine devam ederiz. Ve eğer hangi şavtta olduğumuzdan da emin değil isek o zamanda tavafını yapmış olduğumuz en küçük rakam üzerine tamamlarız. Diyelimki üçüncü şavtı döndüğümüzden kesin emin isek üçten itibaren devam ederiz.9.      Tavaf esnasında parmakları kıtlatmak ve birbirine geçirmekten sakınınız. Aynı zamanda yemek, içmek, dua ve       zikir dışında konuşmak da mekruhtur. 10. Küçük veya büyük abdesti sıkışmış halde tavaf yapmak mekruhtur. 11. Tavafın, Hatim’in içinden değil dışından yapılması gerekir. Eğer tavaf, Hatim’in içinden yapılırsa Kabe’nin bir       kısmı tavaf edilmiş olur ve o şavt geçersiz sayılır. Hicr-i İsmâil’in içerisinden bir veya birden fazla şavt tavaf        eden kimse, içerisinden geçtiği şavtı veya şavtları tekrar yapması gerekir.Çünkü Hicr-i İsmâil, Kâbe’nin içinden       sayılır.Bundan dolayı müslüman, tavafını Kâbe’nin içinden değil de dışından yapmakla emrolunmuştur.12. Kıymetli Müslüman Kardeş bu mübârek mekânda sana haksızlık ve kötülük yapana müsamaha gösterip onu       bağışlaman, senin ahlâkın olmalıdır.13. Bütün şavtlarda remel yapmayınız. Çünkü sünnet olan tavafın ilk üç şavtında remel yapmak olup diğer şavtlarda       normal şekilde yürünür. 14. Remelin, ilk üç şavtta, ızdıbanın ise bütün şavtlarda yapılması sünnettir. 15. Kadınların tavaf anında remel yapmaları ve sa’y anında hervele yapmaları sünnet değildir. 16. Namaz kılarken ızdıba yapmayınız. 17. Bazı tavaf edenler, Kâbe’nin her köşesini istilâm etmekte, bazıları da bütün duvarlarına ve Makam-ı İbrâhîm’e el-yüz sürmekte ve öpmektedirler . Bu, sünnete aykırı olan bir bidattir..Peygamber (s.a.v.) Kâbe’nin Hacer-i Esved ile Rükn-ü Yemânî köşesinden başka bir yerine el sürmemiştir. Allah her şeyin en doğrusunu bilir. 18. Eğer çok kalabalık ise tavaftan sonra Makam-ı İbrahim’in arkasında namaz kılmak için ısrar etmeyiniz. Harem-i

          Şerif’in herhangi bir yerinde de kılmanız caizdir.

    19.    Tavaf veya sa’y yapılırken farz namaz başlarsa, imama uyup namazdan sonra tekrar kaldığı yerden başlayıp tamamlanır. 

     NOT:50 tavaf 1 hac sevabı verir.Hatim bölgesi:Altınoluğun önünde duvar var oranın için burası kabe içi gibi.Mültezem:Hacerül esved ile kabe kapısı arası dua edilecek yer.Altınoluğun altı tam hizası hacer validemizin kabriyanında hz İsmail peygamberin kabrive ümmetle ilişkisi kesilmiş 70 peygamber kabri var.  SAFA-MERVE ARASI SA’Y YAPMAK:·          Sa’y (safa ve merve arası yapılan yürüyüş) yapmak üzere Safa tepesine gidilir.(1. kat olmasın)·          Kabe’ye dönülür tekbir,tehlil,tahmid ve salavat getirilir·          Niyet edilir (Allah’ım senin rızan için umre sa’y’imi yapmak istiyorum bana kolaylaştır ve kabul buyur) ·          Eller Kabe’ye doğru kaldırılır (Bismillahiallahuekber) selamlanır ve Safa'dan başlayarak; 4 gidiş-3 geliş olarak (Merve'de biter )yapılır. ·          Yeşil ışıklar arasında koşar adımlar ile (Hervele) yapılır (kadınlar yapmaz) Rabbena duaları okunur.·          Safa ve merve tapelerinde her seferinde durup Kabe’ye dönülür, Kabe selamlanır(Bismillahiallahuekber) .·          Son turda Merve’de sa’y biter uzun bir dua yapılır.Baş tıraş edilir ihramlı olmayan bir kişinin tıraş etmesi uygundur.Tüm saçını kestirmeyecekler (isteğe bağlı kesilebilir de) ;önden yanlardan ve arkadan birer tutam (1cm kadar) saç kestirirler, bayanlarda saçlarından bir tutam kestirir. Kadınların ihramdan çıkarken (saçlarını kısaltırken) saçlarını erkeklere göstermemeleri gerekir. Ve bir naylon torbaya koyarak çöp kutusuna koymalıdır; sağa-sola atmamalıdır.·          Bu tıraştan sonra ihram biter ve ihramdan çıkılır. ·          Allah (C.C)ve Rasûlü Muhammed (S.A.V) istediği şekilde bu ibâdeti edâ etmiş olunur. Bundan sonra, ihramda yapılması  yasak olan her şey artık  helâl olur.Normal elbise giymek, güzel koku sürünmek (erkekler için).Aynı şekilde ihramın diğer yasakları da helâl olur.·          Eğer sa’y esnasında namaz kılmak, su içmek gibi zorunluluklardan ötürü sa’yı yarıda kesmek zorunda kalınırsa sa’yı yarıda kalmış olduğu yerden tamamlar. Sa’y yapılırken elden geldiğince dua ve zikirle uğraşmak gerekir. Bu arada okunması gereken özel bir dua yoktur. Öylede sa’ya hususi özel bir namaz yoktur. MEDİNE DE YAPILACAKLAR.·          Yeşil kubbeyi görünce salavat getirmeye başlanır.·          Namazların hepsi ravzada kılınır.(sabah namazına uyanamamışsan bile yine ravzada kıl.)       Resulullah (s.a.s)'ın şöyle söylediği rivayet edilmektedir:"Benim mescidimde aralıksız 40 vakit namaz kılan          kimse için, cehennemden ve azaptan kurtuluş beratı  yazılır. O kimse, nifaktan da uzak kalır."  Resulullah (s.a.s)'ın şöyle söylediği rivayet edilmektedir: Mescidimde namaz, Mescid-i Haram hariç, diğer    mescitlerde kılınan bin   rekât namazdan daha hayırlıdır"·          Peygamber efendimizi ilk ziyarette gusül abdesti al.Beyaz çorap giy.gül suyu sürün ve hatim,salavat gibi hediyelerle git.·          Ravzada bol bol salavat getir Kabenin hakkı tavaf ravzanın hakkı salavat.·          Ravzada cennetül bakide şu duayı et.”Allah’ım dünyada cennetine dahil ettin ukbada da dahil et.”·         Mescid-i Nebevi’ye girdikten sonra Ravza’ya (kabir ile minber arasında halılarının rengi yeşildir, Mescid-i Nebevi’nin halıları ise kırmızıdır) doğru ilerler. Minberin direği sağ omuzu hizasına gelecek şekilde durarak minberin yanında iki rekat tahıyyetü’l-mescid namazı kılar. Sonra kıble tarafından veya Ebu Bekr (r.a) ile Ömer (r.a)’ın mübarek kabirlerinin olduğu taraftan (burası saygıya daha uygundur) Peygamber (s.a.v) efendimizin mübarek kabrinin yanına gelir. Saygı için Peygamber (s.a.v) efendimizin mübarek kabrinin duvarından 2.5 metre geride mübarek başı karşısında durur. Sonra Peygamber (s.a.v) efendimize saygı göstererek sesini yükseltmeden küçük bir ses tonu ile selam verir. ·         Kabrin hizasındaki 1.direk tevbe direği burada 2 rekat namaz kıl (şükür yada tahiyatül mescit)             (tevbe direği üzerinde yuvarlak yeşil yazı var )·          Kabrin hizasındaki 2. direk Aişe validemizin namaz kıldığı yer·          Mescid-i Nebevi’nin kuzey duvarında “Ashab-ı Suffa ve burada 2 rekat namaz kıl.·          Ziyaretten çıkarken sağda küçük bir pencere var cibril aleyhisselamın yeri burada tahiyatül mescid namazı kılınır.·          Eğer birisi Peygamber’e (s.a.v) selam göndermiş ise, falan şeyhin, hacının, mühendisin veya doktorun gibi lakaplar kullanılmayıp sadece ismini zikrederek selamını iletiniz. Çünkü Resulullah’ın (s.a.v) karşısında herhangi bir rütbe yoktur.·          Kabirlerin duvarlarına el-yüz sürmeyiniz ve öpmeyiniz.·          Medine’de sakin, vakarlı ve edepli olarak hareket ediniz (Çünkü sen Peygamber’in (s.a.v) ve ashabının ayak bastığı yerlerde yürümektesin).·          Gülmeyiniz ve yüksek sesle konuşmayınız. Çünkü Resulullah’ın (s.a.v) yanında yüksek sesle konuşmak hayırlı amelleri boşa çıkartır.·          Sigara içmeyiniz. Eğer sigara içiyorsanız bu mukaddes topraklarda ondan vazgeçiniz. Çünkü sigara içmek, özellikle de Resulullah’ın (s.a.v) kentinde içilmesi günahtır. Aynı zamanda Resulullah’a (s.a.v) karşı yapılan bir terbiyesizlik sayılır.·          Baki mezarlığına herhangi bir gün gitmek müstehap olduğu gibi özellikle cuma günü ve Resulüllah (s.a.v)’i ziyaret ettikten sonra gidilmesi daha uygundur. Mezarlığa ulaştığında şöyle selam verir: [Selam sizlere ey müminler yurdunda bulunanlar. Bizler de inşaallah peşinizden gelip sizlere kavuşacağız. Allahım! Baki mezarlığındakileri affet. Allahım! Bizleri ve onları bağışla. ·          Ehlibeyt ve sahabe efendilerimizin kabirlerinin ziyaret ediniz.·          Uhud şehitlerini ziyaret ediniz (Perşembe günü ziyaret sünnettir) ve Uhud ta mutlaka sadaka veriniz.Mümkünse hurma alıp gelen gidene dağıtınız.·          Kuba Mescidinde tahiyyatül mescid namazı kılınız. Resulullah (s.a.s)'ın şöyle söylediği rivayet edilmektedir: "Kim güzel bir şekilde abdest alır sonra Kubâ Mescidine gelir ve orada namaz kılarsa onun için umre sevabı vardır).Kuba mescidini cumartesi günü ziyaret sünnettir.  EFENDİMİZ (A.S.M.), KENDİSİNİ ZİYARET HUSUSUNDA ŞÖYLE BUYURMUŞLARDIR:“Beni ölümümden sonra ziyaret eden, hayattayken ziyaret etmiş gibi olur.”“Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip olur.”“Kim sevabını Allah’tan umarak beni Medine’de ziyaret ederse bana komşu olur. Ahirette ona şefaat ederim.”“Evimle minberim arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” NOT:Medine`de Peygamber Aleyyisselam`ın kabri şerifi, Kuba mescidi, Cuma mescidi, Kıbleteyn mescidi, Seba mescidi, Cennetülbaki Kabristanı, Bulut Mescidi, Uhud şehitleri ziyareti. Mekke`de Rasulullah`ın doğduğu ev, Cennetülmualla, Nur dağı, Sevr mağarası, Cin mescidi, Cebeli Kubeys görülecek yerlerdir. KABEDE VE RAVZADA ÇEKİLECEK TESBİHLER100 EUZU BESMELE100 ESTAĞFİRULLAH EL AZİM (estağfirullah küçük günahlar için ,el azim büyük günahlar için)100 ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED100 LA İLAHE İLLALLAH  altı çizile yer vurgulu okunacak.100 ALLAH (zikrullahın özünü ve 5000 esmayı Allah c.c. ismi içeririr)100 HU (şükür ifadesi elhamdülillahın rumuzu) MEDİNE’DEN MEKKE'YE HAREKET VE SEFER HALİ(ilk Medineye gidilince)        Hacının, Medine’den ayrılmak istediği zaman iki rekat namaz kılıp istediği şekilde dua ederek Mescid-i Nebevi’ye veda etmesi, sonra da Resulüllah (s.a.v)’in mübarek kabirlerinin yanına gelip ilk geldiği zamanki gibi selam verip dua ve yakarışta bulunduktan sonra Resulüllah (s.a.v)’e veda etmesi müstehaptır. Buradan ayrılırken şöyle dua edilir:
    [Allahım! Bu ziyaretimi son ziyaret, bu dua ve niyazlarımı, Resulün (s.a.v)’in Harem’inde yaptığım dua ve niyazların sonuncusu eyleme. Lutfu kereminle Harameyni Şerifeyn’i tekrar tekrar ziyaret etmek için kolaylıklar ihsan eyle. Günahlarımızı affedip din, Dünya ve Ahiretle ilgili işlerimizde afiyetler ikram eyle. Yurdumuza selametle ve güvenlik içinde dönmeyi nasip eyle. Sonra da şöyle der: [Sana veda etmiyorum ya Resulüllah)
           Sefer sırasında yolda uyanık olmak. Yolculuk süresince her fırsatta;3 defa telbiye arkasından tekbir,tehlil,tahmid ve salavat-ı şerife getirmek. Dua etmek.Nasihat dinlemek.Ziyaret mekanları hakkında hazırlık yapmak.Kalben ve ruhen hazırlık yapmak.Eserler okumak. TEKBİR:     Allahuekber allahuekber lailaheillallahu vallahuekber allahuekber velillahilhamd .Allah büyüktür Allah büyüktür.Allah’tan başka ilah yoktur.Allah büyüktür, büyük olan yalnızca Allah’tır ve hamd de sadece O’na mahsustur. TEHLİL:    Lailaheillallahu vahdehu la şerikeleh lehülmülkü velehülhamdü vehuvealakülli şeyin kadir.Allah’tan başka ilah yoktur.O birdir.Ortağı yoktur.Mülk O’nundur.Hamd O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter. TAHMİD:    Elhamdulillahi rabbilalemin vesselatü vesselamü ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain.Alemlerin rabbi olan Allah’a sonsuz hamd ve sena olsun.Sonsuz salat ve selam Efendimiz Muhammed’e ve güzide efradına ashabına olsun.       GENEL TAVSİYELER:·          Kıymetli Müslüman Kardeş umre ibâdetini yerine getirirken bilmen gereken en önemli şey; hac ve umreni Allah rızâsı için yapıp yapmadığını, yine Allah (c.c.) ve Rasûlü  (s.a.v.)’in meşrû kıldığı şekilde yerine getirip getirmediğini gözden geçirmen gerekir.·          Kutsal topraklarda dünyevi hiçbir beklenti içine girmemeliyiz. Oraya, yakınlarımıza hediye almak, çarşı pazar dolaşmak için değil, kulluk hayatımıza yeni bir ivme kazandırmak ve Allah’la irtibatımızda yeni sayfalar açmak için gitmeliyiz.·          Hacı adayı, her şeyden önce hac yolculuğunun, ticari ya da turistik bir seyahat değil, bir ibadet yolculuğu olduğunu, bu yolda atılan her adımın, çekilen her sıkıntının, bir taraftan kendisine sevap kazandırırken diğer taraftan günahlarını eriteceğini hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. Bütün varlığıyla bu kutsal yolculuğu en iyi şekilde değerlendirmeye yoğunlaşmalıdır.·          Dünyanın neresinden gelirse gelsin oraya gelenlerin hepsine kardeş gibi bakmalı, kendilerine bir yanlışlıkları hatırlatıldığında bunu bir onur vesilesi yapmayarak verilen bilgi ve yapılan nasihatten yararlanmalıdırlar.·          Umre bir tür ümmet zirvesidir. Orada ulusal kimlikler değil ümmet kimliği yani Müslüman kimliği geçerlidir. İşte bundan dolayı bütün herkes memleketinde giydiği elbiseyi çıkarıp bembeyaz ihramlara bürünmektedir. Orada, takvadan başka hiçbir üstünlüğün Allah katında değerinin olmadığı yaşanarak gözlenmektedir.·          İbadetlerde kalb huzuru, Allah’ın huzuruna giderken kalbimizi de yanımızda götürmek demektir. Bütün benliğimiz ve hissiyatımızla oraya yönelmeli, O’ndan gayrısının gölgesinin bile üzerimize düşmesine izin vermemeliyiz. Gerek kendi kusur ve günahlarımız gerekse yeryüzündeki bütün Müslümanların perişaniyet ve çaresizliklerinden dolayı kırılan kalbimizi de yanımızda götürmemiz bereketli bir haccın gereklerindendir.·          Amelleri bozacak veya sevabını azaltacak herhangi bir duruma fırsat vermemek için umre ibadetinin nasıl yapılacağını öğrenmeye çalışınız.Gücün yettiği ve durumların müsait olduğu müddetçe Resulüllah (s.a.v)’in sünnetini yerine getirmeye çalışınız.·          Umrede  mezheplerden birini taklit etmen gerektiğini bilmelisin.(kendi mezhebini taklit edeceksin) Bundan dolayı gücünün yetmediği şeyle uğraşmana gerek yoktur. (Allah hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez.)·          İnsanların ne yaptığını takip etmeyi bırakıp kendi amellerine ve ibadetine önem ver. Bazı Müslümanların cahilliklerinden dolayı tuhaf ameller yaptığını görürsün. Bunları sabır ve yumuşaklıkla çözmeye çalış. Çünkü böyle davranmak yüce ahlâkın alametlerindendir.·          Günah işlemeye, kavga ve dövüş etmeye karşı kendini koru.·          Tavaf, sa’y ve diğer ibadetlerde kalabalıktan ve insanlara eziyet vermekten kaçın.·          Kalabalığın çok olduğu tavaf, sa’y ve Arafat gibi yerlerde kadınlara dokunma ve sürtünmekten kaçın.·          Bazı ibadetlerin sebebini kendine veya başkasına sorma. Kendini Allah’a teslim etmeye çalış.·          Harameyn halkına karşı iyilik ve yumuşaklıkla davran. Sakın onlara sert ve kaba davranma. Çünkü Mekke halkı Allah’ın Evi’nin, Medine halkı da Resulüllah (s.a.v)’in komşusudur.·          Müslümanların gıybetini yapmayın, ırklar arasında üstünlük taslamayın. Diğer Müslümanları hakir ve hor görmeyin.·          Otellere ulaştığınızda önce namaz vaktini ve mescidin yolunu sorunuz, onlarca kişi ile bir anda asansörlere yığılma yaparak, onlarca kişi ile birlikte merdivenlere doluşarak yerleşmeye çalışmayınız daha çok yıpranır daha ilk günden kazanacaklarınız sevapları ya da bütün hayırları toplayıp yurdunuza tertemiz gideceğiniz son günde kazandığınız sevapları kaybetme tehlikesine düşmeyiniz. NOT:Umre yapmak maksadı ile ihrama giren kimse başına hastalık yada kaza veya buna benzer bir şey gelecek olursa, eğer umresini yakın bir zamanda tamamlayacağını düşünürse ihramdan çıkmadan bekler, daha sonra umresini tamamlar. Yok eğer umresini tamamlayamayacağını düşünürse bir kurban keser ve başını tıraş edip ihramdan çıkar. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "(Hac ve umre yapmaktan alıkonulursanız) kolayınıza gelen bir kurban kesin. Saçınızı kurban, yerine ulaşıncaya kadar tıraş etmeyin” (Bakara suresi 196. ayet). Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) umre yapmak maksadı ile Mekkeye gitmiş, ama Mekke müşrikleri izin vermeyince beraberinde getirmiş olduğu kurbanı kesip saçını tıraş etmiştir. Eğer ihrama girerken şart öne sürmüş yani “Eğer her hangi bir şey umremi tamamlamama engel olacak olursa benim ihramdan çıkacağım yer engellendiğim, her hangi bir engel ile karşılaştığım yer olsun” sözünü söylemiş ise her hangi bir problemle karşılaşacak olursa kurban kesmeden saçını tıraş eder ve ihramdan çıkar. Bu konuda Duba’a hadisi delil olarak kullanılabilir. Çünkü Duba’a bintu Zubeyr ibnu Abdulmuttalib (radıyallahu anha) Peygamber efendimize: Ya Resulullah ben hac etmek istiyorum velakin rahatsızım (yani hastayım ve hastalığımın beni hacımı tamamlamaktan alı koyacağını zannediyorum) dedi. Peygamber efendimiz de Ona: “Haccını eda et ve şart koş Benim ihramdan çıkacağım yer engellendiğim, her hangi bir engel ile karşılaştığım yer olsun” de diye buyurmuştur (Hadis muttefekun aleyhtir). TAVSİYELER VE ALINACAK MALZEMELER:·          Pişik,ishal,dudak çatlamalarına karşı krem,üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı hazırlıklı olmalı, ilaç alınabilir, sürekli kullanılan ilaçları tansiyon ilacı vb. yanımıza almak gerekir.·          Güneş kremi, güneş gözlüğü , mendil ,diş fırçası,diş macunu,tırnak makası,ütü (isteğe bağlı) İhram çıkışı saç tıraşı için küçük bir makas alınmalı. Görünür zinet eşyası olmamalı·          El çantalarınıza kesici alet, metal eşya koymayınız.·          İnce bir seccade muhakkak alınmalıdır, ·          Erkekler topuğu ve üstü açık terlik almalı.·          İhramı tutturmak için bel kemeri alınmalı veya kemerli bel çantası ile ihram tutturulabilir. ·          Bol terlemeden dolayı iç çamaşırı yeterince alınmalı.·          Cevşen,dua mecmuaları,rehber kitap vb. eserler alınmalı.Sadaka olarak dağıtmak için şeker ,yazma v.b. şeyler alınmalı·          Cep telefonu alınmalı hattını oradan alacağız.·          Yarım boğazlı çorap umre dışı tavaflarda kullanmak için alınabilir.·          İhramsız zamanlarda ibadetlerde kullanmak için ince terletmeyen kıyafetler alınmalı.·          Yanınıza fazla ağırlık almayınız (Uçakta kilo sınırı 30 kg. dır.). Kendinizi lüzumsuz eşyaları taşımak zorunda bırakmayınız. Size en çok lazım olabilecek şeyleri önceden belirleyiniz.·          Fotoğraf makinaları ile mescide (Ravza ve Kabe’ye) almazlar,cep telefonu serbest ama çanta dışında gizli olarak üzerinde sokacaksın, resim ve ses çekilebilir.·          Medine, sabah ve akşamları rüzgarlı olduğundan hırka almanız tavsiye olunur.  ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER  ·          Transfer ve gezilerimizde acele etmemeliyiz ve sabırlı davranmalıyız. Yanımızda mutlaka şemsiye ve güneş gözlüğü bulundurmalıyız.  ·          Ancak, ama, eğer sözcüklerini mümkünse kullanmamalıyız ve sabretmeliyiz.  ·          Rehberlerimizi dikkatlice dinlemeli ve onlara yardımcı olmalıyız.  ·          Kusurlu ve hatalı insanları göreceğiz, onları affetmeli, ibret almalıyız. Yolda otobüsle ilgili, otelde ise gerek yataklarla, gerekse de yemeklerle ve diğer hizmetlerle ilgili eksikliklerin ve aksaklıkların olabileceğini göz önünde bulundurarak sabırlı olmalıyız.  ·          Otel odalarımızdaki mini ikramların ücretlerinin kendimiz tarfından ödeneceğini bilmeliyiz.  ·          Ülkemize döneceğimiz tarihte otelimizi eşyalarımızla beraber en az 5 saat önce boşaltacağımızı bilmeliyiz ve ona göre tedbir almalıyız.  ·          Bize belirtilen yer ve saatte valizlerimizi gösterilen yerlere yerleştirmeliyiz ve eşyalarımıza çok dikkat etmeliyiz. Sıhhatimize dikkat etmeliyiz asla soğuk su, ve diğer soğuk içecekleri ve açıkta satılan yiyeceklerden almamalıyız. Yolculuk boyunca dua ve zikri ihmal etmemeliyiz. Tekbir, tehlil, salavat-ı şerife getirmeliyiz.  ·          Hafif yemekler yemeliyiz, Az yemeye ve çok ibadete bakmalıyız. Çünkü bu günün bizim için nimet olduğunu yarının   da   meçhul   olduğunu   unutmamalıyız. ·          Mekke ve Medine`de boy abdestiyle beraber sık sık duş almalıyız. Bunun hem sağlığımız hem de ibadetlerimizin sevabı   için faydalı   olacağını   unutmamalıyız. Bizi tanıtıcı kimlik (Diyanet kimlik kartı )otel adres kartı ve evrakımızı mutlaka ama mutlaka yanımızdan hiç eksik  etmemeliyiz ·          Paramızı emniyet edeceğimiz bir yere yatırmalı ve iyice muhafaza etmeliyiz. ·          Gitmeden önce az bir miktar yanımıza riyal almalıyız.  ·          Öğle vakti çok sıcakta tavaf yapmamalı ve güneş altında kalmamalı.Daha çok gece vakitlerini ibadete ayırmalı ve en sıcak vakitte otelde dinlenmeli. ·          Zemzem suyu dışında normal içme suyu da kullanmalı. ·          Oda klimalarını 22-23 dereceye ayarlamalı. ·          Kesinlikle yerel polis ve yetkililerle tartışmamalı çok problem yaşanır. UMRE YAPANIN ÜLKESİNE DÖNME ADABI:·          Peygamber (s.a.v)’in sünnetine uyarak her yüksek tepeye çıkıldığında üç defa tekbir getirdikten sonra şöyle söylenir:
    [Artık bizler seferden selametle dönüyoruz, günahlarımızdan tövbe ediyoruz. Bizler ancak Rabbimize ibadet, Rabbimize secde, Rabbimize hamd edicileriz. Allah vaadinde sadıktır. Kulunu zafere ulaştırmış ve ancak O tek başına orduları perişan etmiştir.
    ·          Geleceği tarihi ailesine haber verir. Ülkesine döndüğü zaman şöyle dua eder:·          [Allahım! Ülkeme hayırlar vermeni, yaşayanları hayırlı kılmanı ve içinde bulunan her şeyin hayırlı olmasını Sen’den niyaz ediyorum. Ülkeme kötülük gelmesinden, yaşayanların kötülüğünden ve içinde bulunan her şeyin kötü olmasından Sana sığınıyorum. Allahım! Orasını bize mekan ve rızk yeri kıl. Allahım! Oranın meyveleri ile bizi rızıklandır, vebasına karşı koru, halkına sevdir ve salih kullarına da bizi sevgili eyle. ·          Beldesine ulaştığı zaman önce camiye gidip kerahet vakti dışında ise iki rekat namaz kılar. Sonra evine girdiği zaman da iki rekat namaz kılıp mübarek yerleri ziyaret etmeyi nasip ettiği için Allah Teala’ya hamd ve şükreder.·          Hacdan gelene şöyle denilmesi müstehaptır:
    [Allah haccını kabul etsin, günahlarını affetsin ve harcamaların yararlı olsun.
    ·          Hacı da şöyle karşılık verir: [Allah bizim ve sizlerin günahlarını affetsin. (Ğufirallahu lenâ ve lekum.)] ·          Hacı, yurduna döndüğü zaman haccın kabulünün alametlerinden olan hayırlı amellerini artırarak devam etmesi gerekir.  TEVHİT KELİMESİNİN YÜCELTİLMESİUmre ve hac islam dinin önemli iki ibadetidir. Peki neden? Cevab şöyle olacaktır:
    1. Çünkü bu ibadetlerde geçen zikirlerin hepsi tevhit inancının esaslarını belirtmektedir.
    2. Bu ibadetler esnasında kul islamın izzetini kendi şahsında gösterir. Kâbenin çevresinde tavaf yapılırken ihramın sağ kolun altından geçirilmesi zamanında Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)in kâfirlere kuvetlerini göstermek istemelerindendir. Yani ey kâfirler bizim size gücümüz yeter, biz sizden korkmuyoruz demektir.
    3. İhramın beyaz renkte olması müslümanın her an için ölüme hazır olması gerektiğinin bir göstergesidir. Ölümden korkmayan bir kişi elbetteki hiç bir düşmandanda korkmaz dinini izzeti ile yaşar.
    4. Müslümanın Kâbenin çevresini sırf Yüce Allah emrettiği için tavaf etmesi müslümanların bir kıblesinin olması onların islama karşı olan hareketlerde tek bir vucut olarak hareket etmelerini böylece bu büyük topluluğun kâfirlerin yüreklerine korku salması gerektirir.
    5. Kulun bedenini ve maddi gücünü zorlayan bu ibadetleri yerine getirmesi Onun Yüce Allaha bağlılığını gösterir.
    6. Müslüman her halukârda Yüce Allahın rızasına uygun bir şekilde hareket etmelidir. Giymiş olduğu ihram Onun bu rızaya uygun bir şekilde hareket ettiğinin delilidir.
    7. Müslüman say esnasında annemiz Hacerin nasıl bir sıkıntı çektiğinin farkına varır, islam yolunda sıkıntılara katlanmaya çalışır. Bilirki insan sıkıntılara duçar olacaktır.
    8. Müslümanın Hacerul Esvedi öpmesi Onu sırf Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)in öptüğünden dolayı olmalıdır. Bu itikat tevhit inancının esaslarından biridir.
    9. Hacerul Esvedin siyah renkte olması Onun cennetten indikten sonra insanların günahları sonucunda kararmasından dolayıdır. Günahların bir taşı bile kararttığına göre insanın kalbini ne hale getireceğini düşünmek gerekir. En iyi mikrob ve pislik arındırıcı olan ateş o kirlenmiş olan kalbi temizlemede kullanılacaktır. Cehennem bu yüzden gereklidir.
    10. Müslüman umresi esnasında daha önce görmediği yüzlerce çeşit müslümanla beraber namaz kılarak islam kardeşliğini yaşar, müslümanların bir bütün olduğunun farkına varır.
      UMRENİN MADDİ VE MANEVİ BİRÇOK FAYDALARI VARDIR. BUNLARDAN BAZILARI ŞUNLARDIR·   Umreye giden Müslüman, Allah’ın kendisine verdiği vücut sağlığı ve mal zenginliği gibi dünya nimetlerinin şükrünü yerine getirmiş olur.  ·   Değişik ülkelerden gelen Müslümanlar görüşüp tanışır ve bilgi alış-verişinde bulunur, aynı zamanda ticarî ilişkilerde bulunurlar.  ·   Umre, insanın günahlarının affedilmesine sebeptir. Bunun için günahlarının affedilmesi için dua ederler. Bir daha kötü bir iş yapmamak, dürüst ve ahlâklı olmak üzere Allah’a söz verirler.  ·   Umre, çeşitli Müslüman ülke insanları arasında kardeşlik kurulmasına yardımcı olur. İslâm dininin birlik ve beraberlik dini olduğu, daha net olarak anlaşılır.  ·   Umre ibadetini yerine getiren Müslüman dünya menfaatleri için yapılan kötü işlerin ne kadar boş ve anlamsız olduğunu kavrar.  ·   Biliyoruz ki seyahat insan sağlığı için çok faydalıdır. Hatta ruhî sıkıntılardan kurtulması için insanlara seyahat tavsiye edilir. Allah da Kur’an’da gezip dolaşmayı tavsiye etmiştir. İşte umreye gidenler bu seyahati tabiî olarak yapmış olurlar.  ·   Bütün umreye gidenlerin renk, ırk ve meslek ayırımı gözetmeden bembeyaz ve aynı tip ihram içinde bulunmaları eşitlik fikrinin yerleşmesine yardımcı olur.  ·   Aynı zamanda umre ibadeti dünya Müslümanları arasında tanışma, yakınlaşma, birlik ve beraberlik, yardımlaşma ve kardeşlik duygularının gelişmesine yol açtığı için evrensel boyutları olan bir ibadettir.  Kısaca umreye gidenlerin inançları tazelenir. İnsanlığa hizmet aşkları artar. Yardım duyguları gelişir. Bütün insanların eşit ve kardeş olduğunu kavrar. Böylelikle dostluk, sevgi ve barış sağlanmış olur. CUMA NAMAZI NASIL KILINIR?·         Öğle ezânı okununca, önce dört rek'at Cum'a namazının ilk sünneti kılınır. (öğle namazının sünneti gibi)·         Niyet ederken: "Niyet ettim, Allah rızası için Cuma Namazının ilk sünnetini kılmaya" denilir. ·         Sonra ikinci ezân okunur. ·         Sonra, İmam hutbe okur. ·         Hutbe okunurken cemâ'atin namaz kılması ve konuşması tahrimen mekruhdur (harama yakın). ·         Namaz kılarken yapması harâm olan her şey, hutbe dinlerken de harâmdır. ·         Hutbe okunup bittikten sonra müezzin kamet getirir.·         Sonra, cemâ'at ile iki rek'at Cum'a namazının farzı kılınır. Bu namaz aynı sabah namazının farzı gibi kılınır.  Niyet şöyle edilir: "Niyet ettim, Allah rızası için Cuma namazının farzını kılmaya, uydum hazır olan imama" ·         Sonra, dört rek'at son sünneti, Niyeti şöyledir: "Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının son sünnetini kılmaya". ·         Bu sünnetde aynı ilk sünnet gibi kılınır. Böylece esas itibariyle Cuma namazı farzı ve sünnetleriyle birlikte kılınmış olur. ·         Bundan sonra, iki rek'at vaktin sünneti kılınır. " Niyet ettim Allah rızası için vaktin sünnetine kılmaya " diye niyet edilir Bundan sonra, Âyet-el-kürsi ve tesbîhler okunup, duâ edilir UMREDE CENAZE NAMAZI     Mescid-i Nebi ve Kâbe-i Muazzama’da farz namazlardan sonra genellikle cenaze namazı kılındığından son sünnetlere hemen kalkmayıp, cenaze namazı kılmak daha sevaptır.Her namazdan sonra duyacağımız şu ilan yapılıyor “Essalatü alel emvati yarhamükümüllah” bu ilan ileriki vakitlerde ölenlere göre değişecek “meyyitete” veya “tıfleyn” olacaktır. CENAZE NAMAZI NASIL KILINIR.Niyet edilir.“Niyet ettim Allah rızası için cenaze namazı kılmaya uydum imama.”İmam olan zât tekbir alarak ellerini namazda olduğu gibi bağlar. Cemaat de gizlice tekbir alarak ellerini bağlarlar.
    Tekbirin arkasından hem imam hem cemaat, "Sübhâneke"yi "ve celle senâüke" cümlesini ilgili yere ekleyerek içlerinden okurlar.
    Ardından imam elleri kaldırmadan Allahüekber diye açıktan tekbir alır. Cemaat de ellerini kaldırmadan gizlice tekbir alır. Bundan sonra hepsi içlerinden Allahümme salli ve Allahümme bârik dualarını okurlar.
    Tekrar aynı şekilde eller kaldırılmadan Allahüekber diye tekbir alınır. Bilenler cenâze duasını, bilmeyenler de, dua niyetiyle “kunut duası” okur.
    Bu duadan sonra yine Allahüekber denilip eller kaldırılmadan tekbir alınır ve arkasından önce sağa sonra sola imam yüksek sesle, cemaat alçak sesle selâm verir ve eller öyle bırakılır. Vedat abinin tel arabistandan aranacak şekilde:009 0 533 423 47 05Arabistanda mobile telefon kartı alınacak.               UHUD ŞEHİTLERİ
    Uhud, Medine’nin 5 km. kadar kuzeyinde bir dağın adıdır. Hicretin üçüncü yılında (M.625) müslümanlarla müşrikler arasında burada yapılan savaşta, Ashab-ı kiramdan 70 kişi şehid olmuş ve buraya defnedilmişlerdir. Bunlar arasın da Efendimizin amcası Hz. Hamzâ , ve medine-i münevvereye ilk kur'an muallimi olarak gönderilen Mus'ab bin umeyr R.A. de vardı. Peygamber efendimiz (S.A.V) uhud şehitlerinin başı ucunda “ben sizin Allâh katında diriler olduğunuza şâhidim. Eshâb-ı kirâma dönerek” bunları ziyâret edin ve selamlayın. Allâh'a yemîn ederim ki bunlar kıyamete kadar selamlayana karşılık verir.” buyurdular. Rasûlullâh efendimiz zaman zaman uhud şehidlerini ziyâret etmiştir. Hz. Fâtıma validemiz iki, üç günde bir uhud'a gider amcası Hz. Hamza'nın kabrini ziyaret eder , ağlar ,dua eder ve kabrini düzeltirdi.
    Hz. Enes r.a. buyurdular ki : Rasûlullah S.A.V yanın da HZ. EBU BEKİR , HZ. ÖMER VE HZ. OSMAN dan oldukları halde Uhuda çıktılar. Uhud dağı sevincinden sallandı. Rasûlullah ayağı ile Uhud'a vurarak şöyle seslendi. Sâbit ol ey Uhud. Çünkü senin üzerinde bir nebî , bir sıddîk , iki şehid var. buyurdu. Sanki Efendimiz bir mucize gösterdi. Mucize ise Hz. Ebu Bekr R.a. sıddık oluşu ve Hz. Ömer ve Osman R:anhuma nın şehid edileceği idi.
    Diğer bir hadisi şerifte ise : Uhud bir dağdır. o bizi sever biz de onu severiz
    ve yine bir hadis de : Uhud cennet köşelerinden bir köşedir buyurulmuşdur.

    EK BİLGİ OLARAK :

    Uhud savaşında  70 Kişi şehid oldu ve Uhud’a defn olunmuşlardı.Uhud dağı ile ayneyn(okçular tepesi) arası vadi Uhud savaşından 49 yıl sonra Uhud tarafından Medineyi sel bastı. Ve Uhud da ki şehitlerin üzerleri açıldı ve şehitleri Cennetül Bakiye nakil etmek istediler  nakil sırasında baktılar ki sanki savaş yeni olmuş ve şehidler yeni gömülmüşler gibi kan akıyor. Onlardan birisi, Abdullah b. Amr b. Haram, Uhud savaşında yüzünden yaralanmış ve o zaman, elini yarasının üzerine koymuş olduğu halde gömülmüştü.Kendisi yeni kazılan kabre konulurken eli yarasının üzerinden ayrılıp yanına uzatılmak istenilince, yara kanamaya başladı!Eli eski yerine, yarasının üzerine tekrar konulduğu zaman, kanama dindi, kesildi.
    Hz Hamza,Abdullah Bin Cahş,Musab Bin Umeyr ve Osman Bin Şemmase’yi alacakları sırada uhud sanki deprem olurcasına sallandı ve dile geldi. dedi ki : Ne olur şehitlerimi benden almayınız Hz. Hamza Hz. Musab Bin Umeyr Hz. Abdullah Bin Cahş Ve Hz. Şemmase Bin Osman R.A. Ecmein İ Uhud dağı vermedi.Hz Hamza ile Abdullah Bin Cahş, Musab Bin Umeyr ile Osman Bin Şemmase Uhud’ta koyun koyuna yatmaktadırlar


       ŞÜHEDÂ-İ UHUD


    (Radıyallahu anhum ecmaîn)1. Vebi Seyyidinâ Hamza İbni Abdulmuttalib el-Muhâcirîyy (R.A.)
    2. Vebi Seyyidinâ Ebî Eymen Mevlâ Amr el-Ensariyy (R.A.)
    3. Vebi Seyyidinâ Ebî Hanne el-Ensariyy (R.A.)
    4. Vebi Seyyidinâ Ebî Suryan İbni el-Haria el-Ensariyy (R.A.)
    5.
    Vebi Seyyidinâ Ebî Hubeyre ibn-i el-Hâris el-Ensariyy (R.A.)
    6. Vebi Seyyidinâ Enes ibn-i Nadr el-Ensariyy (R.A.)
    7. Vebi Seyyidinâ Uyens ibn-i Katade el-Ensariyy (R.A.)
    8. Vebi Seyyidinâ Evs ibn-i el-Erkam el-Ensariyy (R.A.)
    9. Vebi Seyyidinâ Evs ibn-i Sabit el-Ensariyy (R.A.)
    10. Vebi Seyyidinâ İyas ibn-i Evs el-Ensariyy (R.A.)
    11. Vebi Seyyidinâ İyas ibn-i Adiyy el-Ensariyy (R.A.)
    12. Vebi Seyyidinâ Sabit ibn-i Amr el-Ensariyy (R.A.)
    13. Vebi Seyyidinâ Sabit ibn-i Vakş el-Ensariyy (R.A.)
    14. Vebi Seyyidinâ Sa'lebe ibn-i Sa'd el-Ensariyy (R.A.)
    15. Vebi Seyyidinâ Sakf ibn-i Ferve el-Ensariyy (R.A.)
    16. Vebi Seyyidınâ El-Hâris ibn-i Encs el-Ensariyy (R.A.)
    17. Vebi Seyyidinâ El-Hâris ibn-i Evs el-Ensariyy (R.A.)
    18. Vebi Seyyidinâ El-Hâris ibn-i Adiyy el-Ensariyy (R.A.)
    19. Vebi Seyyidinâ Hubab ibn-i Kayzıyy el-Ensariyy (R.A.)
    20. Vebi Seyyidinâ Hubeyb ibn-i Yezîd el-Ensariyy (R.A.)
    21. Vebi Seyyidinâ Huseyl ibn-i Cabir el-Ensarıyy (R.A.)
    22. Vebi Seyyidinâ Hanzala ibn-i Amr el-Ensariyy (R.A.)
    23. Vebi Seyyidinâ Harice ibn-i Zeyd el-Ensariyy (R.A.)
    24. Vebi Seyyidinâ Hallâd ibn-i Amrel-Cumuh el-Ensariyy (R.A.)
    25. Vebi Seyyidinâ Hayşemle ibn-i Abi Sa'd el-Ensariyy (R.A.)

    26. Vebi Seyyidinâ Zekvan ibn-i abdi Gayş el-Ensariyy (R.A.)
    27. Vebi Seyyidinâ Rifâa ibn-i Amr el-Ensariyy (R.A.)
    28. Vebi Seyyidinâ Rifâa ibn-i Vakş el-Ensariyy (R.A.)
    29. Vebi Seyyidinâ Subey' ibn-i Hâtıb el-Ensariyy (R.A.)
    30. Vebi Seyyidinâ Sa'd ibn-i er-Rabi' el-Ensariyy (R.A.)
    31. Vebi Seyyidinâ Said ibni Süveyd el-Ensariyy (R.A.)
    32. Vebi Seyyidinâ Seleme ibn-i Sabit el-Ensariyy (R.A.)
    33. Vebi Seyyidinâ Sehl ibn-i Kaya el-Ensariyy (R.A.)
    34. Vebi Seyyidinâ Süleym ibn-i el-Hâris el-Ensariyy (R.A.)
    35. Vebi Seyyidinâ Süleym ibn-i Amr el-Ensariyy (R.A.)
    36. Vebi Seyyidinâ Şemmas ibn-i Osman el-Ensariyy (R.A.)
    37. Vebi Seyyidinâ Safiyy ibn-i Kayzıyy el-Ensariyy (R.A.)
    38. Vebi Seyyidinâ Damra el-Cüheyniyy el-Ensariyy (R.A.)
    39. Vebi Seyyidinâ Amr ibn-i Mahlid el-Ensariyy (R.A.)
    40. Vebi Seyyidinâ Ubâde ibn-i el-Hashas el-Ensariyy (R.A.)
    41. Vebi Seyyidinâ Abbâd ibn-i Ubâde el-Ensariyy (R.A.)
    42. Vebi Seyyidinâ Abbas ibn-i Ubâde el-Ensariyy (R.A.)
    43. Vebi Seyyidinâ Abdullah ibn-i Cübeyr el-Ensariyy ' (R.A.)
    44. Vebi Seyyidinâ Abdullah İbn-i Cahş el-Ensariyy (R.A.)
    45. Vebi Seyyidinâ Abdullah ibn-i Selem el-Ensariyy (R.A.)
    46. Vebi Seyyidinâ Abdullah ibn-i Amr Haram el-Ensariyy (R.A.)
    47. Vebi Seyyidinâ Abdullah ibn-i Amr ibn-i Vehb el-Ensariyy (R.A.)
    48. Vebi Seyyidinâ Ubeyd ibn-i et-Teyyihân el-Ensariyy (R.A.)

    49. Vebi Seyyidinâ Ubeyd ibn-i el-Muallâ el-Ensariyy (R.A.)
    50. Vebi Seyyidinâ Utbe ibn-i Rebî el-Ensariyy (R.A.)
    51. Vebi Seyyidinâ Umâre ibn-i Ziyad el-Ensariyy (R.A.)
    52. Vebi Seyyidinâ Amr ibn-i Iyas el-Ensariyy (R.A.)
    53. Vebi Seyyidinâ Amr ibn Sabit el-Ensariyy (R.A.)
    54. Vebi Seyyidinâ Amr ibn-i el Cemuh el-Ensariyy (R.A.)
    55. Vebi Seyyidinâ Amr ibn-i Kays el-Ensariyy (R.A.)
    56. Vebi Seyyidinâ Amr ibn-i Mutarrif el-Ensariyy (R.A.)
    57. Vebi Seyyidinâ Amr ibn-i Muâz el-Ensariyy (R.A.)
    58. Vebi Seyyidinâ Antere Mevlâ Süleym el-Ensariyy (R.A.)
    59. Vebi SeyyidinâKaya ibn-i Amr el-Ensarıyy (R.A.)
    60. Vebi SeyyidinâKays ibn-i Muhallid el-Ensariyy (R.A.)
    61. Vebi SeyyidinâKeyman ibn-i Elmaziniyyin el-Ensariyy (R.A.)
    62. Vebi SeyyidinâMâlik ibn-i İyas el-Ensariyy (R.A.)
    63. Vebi SeyyidinâMâlik ibn-i Sinan el-Ensariyy (R.A.)
    64. Vebi SeyyidinâMâlik ibn-i Nümeyle el-Ensariyy (RA.)
    65. Vebi SeyyidinâMücezzin ibn-i Ziyad el-Ensariyy (RA.)
    66. Vebi SeyyidinâMus'ab ibn-i Umeyr el-Ensariyy (R.A.)
    67. Vebi SeyyidinâNu'man ibn-i Mâlik el-Ensariyy (RA.)
    68. Vebi SeyyidinâNu'man ibn-i Abdillah el-Ensariyy (RA.)
    69. Vebi SeyyidinâNevfel ibn-i Abdillah el-Ensarıyy (R.A.)
    70. Vebi SeyyidinâYezîd ibn-i Hâtib el-Ensariyy (R.A.)


            NABİ
    Tarih boyunca milletimizin Rasul-i Ekrem'e olan muhabbetinden bahsederken Nabi'nin natını da hatırlamak uygun olur. Bunun çok , iginç bir öyküsü var.
    Menkıbeye göre, 1678 yılında hacc için yola çıkan Nabi,devlet ricalinden oluşan bir kafile ile Medine'ye doğru yaklaşmaktadır. Şair ruhlu ve aşk yüklü Nabi, Medine'ye yaklaştıkça yolda hiç uyumamaktadır. Medine sınırına iyice yaklaştıkları gece, istirahat sırasında bir paşanın bir ayağını Medine'ye doğru uzattığını görür. Bu durumdan müteessir olan Nabi'nin anlamlı ve bu sözlerin muhatabının kendisi olduğunu anlar.
    Hemen toparlanarak sorar:
    -Ne zaman yazdın bunu? Bunu başkalarına okudun mu?
    Nabi: Hayır, ilk defa şimdi söylüyorum ve sizden başka duyan da yok deyince,
    Paşa : Öyleyse aramızda kalsın. Başkaları muttali olmasın. diye ricada bulunur.
    Kafile, sabah namazı vakti Medine-i Münevvere’ye ulaşır.Onlar Mescid-i Nebevi’ye girerken müezzinler Ezan-ı Muhammedi’den evvel Nabi’nin:
    “Sakın terk-i edebden kuy-ı mahbub-i Hüdadır bu;
    Nazargah-ı ilahidir makam-ı Mustafadır bu”
    Mısralarıyla başlayan naatını okuyorlardı.Nabi hayretler içindedir.Birkaç saat önce çölün ortasında okuduğu bu şiiri, şimdi Mescid-i Nebevi müezzinlerinin yanık seslerinden dinlemektedir.Sabah namazını eda ettikten sonra o yüksek rütbeli memurla birlikte müezzinlerin yanına gider.Ve müezzinlerden birine:
    -“Allah aşkına Peygamber aşkına ne olursun söyle, ezandan önce okuduğun o naatı kimden,nereden ve nasıl öğrendin?” diye sorar.Müezzin de büyük bir heyecan içinde:
    -“Resul-i Ekrem Efendimiz bu gece Mescid-i Nebevideki bütün müezzinlerin rüyasını şereflendirerek:
    Ümmetimden Nabi isimli biri beni ziyarete geliyor.Bana olan aşkı herşeyin üstündedir.Bugün sabah ezanından önce, onun benim için söylediği bu şiiri okuyarak Medine’ye girişini kutlayın.” buyurdular.Biz de Rasulullah Efendimiz’in emirlerini yerine getirdik” der.
    Kulaklarına inanamayan Nabi gözyaşları içinde müezzine:
    -Sahiden ümmetimden mi dedi? Diye sorar ve:
    Evet, cevabını alınca düşüp bayılır.
    Nabi'nin Yadığı o Na't-ı Şerif :

    NA'T-I ŞERİF
    Sakın terk-i edebten kuy-i mahbub-i Hudadır bu,
    Nazargah-ı ilahidir, makamı-ı Mustafa'dır bu.

    Felekte mah-i nev Babü's Selam'ın sine-çakidir,
    Bunun kandili Cevza, matla-i nur-i zıyadır bu.

    Habib-i kibriyanın habgahıdır fazilette,
    Tefevvuk kerde-i arş-ı Cenab-ı Kibriyadır bu.

    Bu hakin pertevinden oldu deycur-i adem zail,
    Amadan açtı mevcudat çeşmin, tutiyadır bu.

    Müraat-ı edeb şartıyla gir Nabi bu dergaha,
    Metaf-ı kudsiyandır, busegah-ı enbiyadır bu.

    Açıklama:

    Cenab-ı Hakk'ın nazargahı ve O'nun sevgili peygamberi Hz.Muhammed Mustafa'nın (SAV) makamı ve beldesi olan bu yerde edebe riayetsizlikten sakın.

    -Gökyüzündeki hilal (yeni ay) O'nun selam kapısının yüreği yaralı aşığıdır. Semadaki Cevza yani ikizler burcunun nur ve ışık kaynağı O'dur.

    -Burası Sevgili Peygamberimizin istirahgahıdır.Fazilet açısından ise Cenab-ı kibriyanın arşının da üstündedir.

    -Bu mübarek toprağın ziyasından adem yani yokluk karanlığı sona erdi. Varlık alemi, körlük ve yokluktan onun sürmesiyle gözünü açtı.

    -Ey Nabi, bu dergaha edeb kurallarına uyarak gir, zira burası meleklerin etrafında pervane gibi döndüğü, peygamberlerin hürmetle öptüğü mübarek bir makamdır.
               UMRE İLE İLİGİLİ AYETLERBAKARA SURESİ Ayetleri
    189 - Sana hilâllerden soruyorlar. De ki: Onlar insanlar için de, hac için de vakit ölçüleridir. Bununla beraber iyilik, evlere arkalarından gelmeniz değildir. Fakat iyiliğe eren, kötülükten korunan kimsedir. Evlere kapılarından gelin, Allah`tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz.
     196 - Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Bununla beraber bu kurban, kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir. Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse, ona da kolayına gelen bir kurban gerekir. Bunu bulamayana ise üç gün hacda, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah`tan korkun ve bilin ki Allah`ın azabı gerçekten çok şiddetlidir.  197 - Hac, bilinen aylardadır. Her kim o aylarda hacca başlayıp kendisine farz ederse; artık hacda kadına yaklaşmak, günah işlemek ve kavga etmek yoktur. Siz hayırdan ne işlerseniz, Allah onu bilir. Kendinize azık edinin.Şüphesiz ki azıkların en hayırlısı Allah korkusudur. Ey akıl sahipleri! Benden korkun!  “Ey İbrahim! İnsanları hac yapmaya çağır, dünyanın her tarafından ister yaya olarak ister nakil vasıtalarıyla gelip Rablerinin onlar için tahsis ettiği dünya ve ahiret nimetlerine kavuşsunlar, belirli günlerde ( hac günleri) Allah’a ibadet edip onlara nimet olarak verilen hayvanları kurban ederken Allah’ın adını ansınlar ve hem kendileri yesinler, hem de fakirleri doyursunlar. Böylece maddi ve manevi kirlerini gidersinler. Hac vecibelerini ve verdikleri sözleri yerine getirsinler ve Kabe’yi tavaf etsinler.” Hac / 27,28,29   198 - Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat`tan indiğiniz zaman Meş`ar-i Haram yanında (Müzdelife`de) Allah`ı zikredin. O`nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.  199 - Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah`tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.  200 - Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah`ı anın. İnsanlardan kimisi: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!" der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur.  “ Ey Resulüm! Yüzünü semaya doğru çevirip durarak bir arayış,bekleyiş içinde olduğunu görüyoruz. Seni gönlüne hoş gelecek, arzu edegeldiğin kıbleye döndürüyoruz.Yüzünü artık Mescid-i Haram’a çevir, Beytullah’ı kıble edin!Siz nerede olursanız olun yüzlerinizi ona çevirin.Şüphesiz ehl-i kitab onun Rablerinden gelen bir hak olduğunu çok iyi bilirler. Allah,elbette ki onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.”  Bakara /144 DİĞER AYETLER :1- “Bütün insanların Allah’a ibadet etmeleri için yeryüzünde kurulan ilk mabet, âlemlere hidayet, rahmet ve sevap kaynağı olan Mekke’deki Kâbe’dir.”(Âl-i İmran 96)2- “Orada (Mekke’de) Allah’ın (c.c.) var-lığını ve kudretini bildiren Beytul-lah’ın İbrahim tarafından bina edildiğini gösteren İbrahim’in makamı gibi deliller vardır. Kim oraya girerse güvenliğe ve huzura kavuşur. Ona bir yol bulabilenlerin (imkânı olanların) Beytullah’ı Hac ve ziyaret etme-leri, Allah tarafından üzerlerine farz kılınmıştır. Kim Haccı inkâr ederek küfre girerse, şüphesiz ki Allah â-lemlerden ganidir.”(Âl-i İmran 97)3-  “Haccı da Umreyi de vecibelerini tamamıyla yerine getirerek Allah için yapınız...”(Bakara 196)4- “Şüphesiz ki Safa ile Merve, Al-lah’ın kullarına ibadet yeri olarak bildirdiği mekânlardandır. Hac veya Umre maksadıyla Kâbe’ye gelenle-rin, bu iki mekân arasında ibadet maksadıyla sa’y yapmalarında bolca sevap vardır. Çünkü Allah, yalnızca kendisi için ve takva ile yapılan a-mellerin karşılığını veren ve her şeyi bilendir.”(Bakara 158)       

    Duyuru Arşivi
  • Üye olun indirimlerden haberiniz olsun
  • Her türlü sorularınız için mesaj atıın



  • Saat
    Bu Numaradan Arayın
    Mekke Medine Pazarı

    Kabe Canlı Tıkla
    Askeri Malzeme Satış

    Çiğdem Tuhafiye

     

    Sanal Gezi İçin Tıklayınız


    Son Dakika Haber

    Esma'ül Hüsna

    Saat Takvim
    Mukabele Okumaya Giriş

    Gazete Manşetleri

    Arama Motoru


    Google Arama
    Sitemde Arama